icomefromanatolia:

Her (2013)

icomefromanatolia:

Her (2013)

"Peygamber öldü ama hocası ölmedi. Peygamberin hocası bizim de hocamız olabilir. Elbette olabilir."

Nolur bana hayatınızın fotoğraflardaki kadar güzel olmadığını söyleyin. Planlarınızı hiç ölmeyecekmiş gibi yaptığınızı inkar edin. Çünkü benim hayatım sizinkiler kadar güzel değil ve bunu bir türlü inkar edemiyorum. Onların hayatı da güzel değil ama niye böyle? Niye böyle bi söyleyin.

sabunlarinkrali:

Evlerinin duvarları anı olan kızlar her şeyi özlerler.🏩

Cancağzım evimiz. Beyaz sabun ve nergis kokulu.

sabunlarinkrali:

Evlerinin duvarları anı olan kızlar her şeyi özlerler.🏩

Cancağzım evimiz. Beyaz sabun ve nergis kokulu.

4 yıl mı bitmiş, öyleyse çok eskimişiz.

4 yıl mı bitmiş, öyleyse çok eskimişiz.

(Kaynak: yalnizsoprano, yalnizsoprano gönderdi)

Hangi akan suya anlatırsak anlatalım hiçbiri alıp götürmez. O, senin boğazına oturmuş karanlık; sen onun bitmeyen endişesisin.

Hanımlar, Edith dinlerken yayla çorbası yaparak kültürleri harmanlayalım.

Hanımlar, Edith dinlerken yayla çorbası yaparak kültürleri harmanlayalım.

30. Mektup

zarfumazruf:

Azize,

Tanıdığım pek çok kadın iki başlı ejderlik belgesi aldı. Kadife bunlardan biri. Azize hariç. Sen sadece gazel okuyorsun. Sana yakışmıyor da değil.

İki başlı ejderin bize söylediği nedir? Ölüme direniş, kalıma perestiş. İki başlı ejderi öldürmek için erlikten el almış bir insanoğlu, nice…

Para biriktiremezdi. Biriktirmekle övündüğü tek şey teneke kutularıydı. Ona kimse davetiye göndermezdi ki biriktirsin. Gittiği ev gezmelerinde, altın günlerinde kimse rengarenk desenleri olan peçetelerden vermezdi. Mektup göndermeye hevesliydi. Fakat karşısındakilerin cevap verme alışkanlığı olmadığı için pul biriktirmesi zaten düşünülemezdi. Bu yüzden biriktirebildiği teneke kutularını severdi ayinlerinde. O bile bit pazarında gördüğü teneke kutuları satın alıp koşa koşa bizimkine getirirdi. Bizimki de sanki mücevher almış gibi sevinirdi. Küçükken bir yerde duymuş; yay burcunun uğurlu madeni tenekeymiş. Teneke diye bir maden olmadığını lise 2 kimya dersinde öğrendi. Biraz içi buruldu. Sonra önemsemedi.

Bugün, babasının incir lokumu getirdiği teneke kutunun içine sakladığı fotoğraflara baktı. Biri gülüyordu. Biri sahiden mutlu olduğı için mi gülüyor yoksa yıllar sonra başkası mutlu olduğunu düşünsün diye mi gülüyor tam kestiremedi. Uzun zamandır kestiremediği şeyler olduğunu biliyordu ama sahici gülüşü anlardı. Şimdi tüm o emin olduğu gülüşlerden şüphe duyuyordu.

Tenekenin maden olup olmadığından da şüphelenmesi gerekiyordu ona göre. Bu konuda ciddiydi. Çünkü o gülüşler neydiyse onun için teneke kutular da öyleydi. İkisi de bir şeyler saklıyor, ikisi de onun için dünyanın en kıymetli madeni yerine geçiyordu.

Kesin bir karar alıp almadığını kestiremedi. Gülüşleri de biriktirmeliydi. Sahici olanları. Bundan sonra fotoğraflarda biri gülmeyebilir hatta olmayabilirdi. Olmamasını yapmacık bir gülümsemeye tercih edecek kadar güçlü değildi. Olsundu ve nolur gerçekten gülsündü.